Bir zamanlar okul hiyerarşisinin zirvesindeki dokunulmaz prens olan Goto Naoya her şeye sahipti: servet, yakışıklılık, zeka ve herkesin hayran olduğu bir karizma. Sato Takaaki ise Naoya tarafından sürekli kişisel bir ayak işçisi gibi emir yağdırılan, bir kenara itilmiş kasvetli bir çocuktu. Naoya’nın bencil ve mantıksız talepleriyle karşı karşıya kaldığında bile Takaaki bir kez olsun karşı gelmedi. On yıl sonra, dünyaları tamamen altüst oldu.
Şirket başkanı olarak başarısızlığa uğrayan Naoya her şeyini kaybeder; işsiz kalır ve elinde kalan son gurur kırıntısına çaresizce tutunur. Diğer taraftan Takaaki ise hızla yükselen bir bilişim (IT) girişim şirketinin başarılı genç CEO'su olmuştur. Toplumsal statüleri artık geçmiştekinin tam tersidir. Yine de bu büyük değişime rağmen Takaaki, neredeyse bir hizmetkar gibi kendini ona adayarak sadakatle Naoya’nın yanında kalmaya devam eder.
Zavallı, absürt ve tuhaf bir şekilde çarpık bir ilişkiyle birbirine bağlanan bu iki adam; geride kalan gurur, aşağılık kompleksi ve takıntı sınırındaki yoğun duygular arasında hayatta kalma mücadelesi verir. Aralarındaki çözülmemiş duygular yavaş yavaş yüzeye çıktıkça, kırılgan efendi-hizmetkar dinamikleri de çok daha karmaşık bir şeye dönüşmeye başlar. On yıllık kin, bağımlılık ve dile getirilmemiş aşkla ayakta kalan bir bağ, sonunda gerçek bir şeye dönüşebilecek midir?
Yeniler Popüler Eskiler